Hasan Karakaya(Vakit)

Siz olsanız, çocuğunuzu oynatır mıydınız?
31/10/2006 – 12:06
 

Hasan Karakaya VAKİT
 
 
 
 
Onun rengi, “bulunduğu ortama göre” değişir!.. Oysa insanlar, birer “bukalemun” değillerdir!.. Dolayısıyla, “zamana ve zemine göre” renk değiştirmezler!..
Bu, böyle olmasına böyledir de, o halde; bazı insanlar için niye “bukalemun gibisin” deriz?..
Deriz, çünkü, bazı insanların da “oturmuş, belli bir fikir”leri yoktur!.. Oysa, “insanın rengi”ni belli eden “fikirleri” ve “tavırları”dır!..
Bir insan düşünün ki;
“Bir öyle, bir böyle”dir!.. Bir gün “ak” dediğine, ertesi gün “kara” der!..
O kadar hızlı “döner” ki, “vantilatör”ler bile, “kaplumbağa” kalır yanında!..
İşte bu yüzden olsa gerek;
“Sürekli fikir ve tavır değiştiren” insanlar için, “bukalemun” benzetmesi yapılır!..
İtiraf edelim ki;
“İki ayaklı bukalemun” türünün en çok yaşadığı yer, “medya”dır!.. Medyada, “fikir”ler o kadar “hızlı” değişir ki; “bukalemun” bile bu hızlı değişim karşısında “kompleks”e kapılıp, hasedinden çatlar!..
Peki, niye “renk” değiştirirler?..
Çünkü efendim;
“Oturmuş bir fikir”leri yoktur!.. Sadece “bedenî” yönden değil, “fikrî” yönden de “omurgasız”dırlar!.. Bu yüzden de, bırakıldıklarında, “boş bir patates çuvalı” gibi yere yığılırlar!..
Hele söyleyin;
Sürekli “yön, renk, fikir ve tavır değiştiren” insanlarla nasıl konuşulur, nasıl anlaşılır!?! En önemlisi de, nasıl bir “ortak nokta” bulunur?..
Mümkün değil!..
YIL 2002… 6 YAŞINDAKİ DANSÖZ!
Kusura bakmayın, bu girizgâhtan sonra, yine “mozaikli fotoğraf” olayına geleceğim…
Haa, hemen söyleyeyim;
3 gün üst üste aynı konudan bahsediyor olmam, “onların eleştirilerini çok önemsediğimden” filân değil!.. Hayır, onların eleştirilerini hiç umursamıyorum… Ama “çocuk”ları önemsiyorum… Hele de onların “fuhuş sektörü”nde kullanıldıklarını öğrendikten sonra!.. Aynı konuyu 3 gün üst üste yazmam, işte bu yüzden!.. Çünkü, ben de bir “baba”yım!..
Bunu böylece belirttikten sonra, gelelim “mozaikli fotoğraf” olayına!..
Malûm; “5 yaşındaki kız çocuğunun bacağına mozaik attık” diye; demediklerini komadılar!.. Ne “sapık”lığımız kaldı, ne “çağdışı”lığımız, ne de “yobaz”lığımız!..
Peki, “bugün” bize bu şekilde saldıranlar, acaba “dün” kendileri ne yapmış?..
Ne dersiniz; “perde”yi açalım ve “tiyatro”yu başlatalım mı?..
Buyrun; işte sahne, işte oyun:
Tarih, 27 Mart 2002… Gazetenin adı, Milliyet!.. Haber, özetle şöyle:
“Son günlerde ekran karşısına geçenler, 6 yaşındaki küçücük bir kızı, üzerinde dansöz kıyafetiyle göbek atarken görüyor. Etrafına gülücükler saçan ve yaşadıklarını oyun sanan küçük B, Adanalı ailenin dört çocuğundan üçüncüsü… Büyüdüğünde doktor olmak istiyor, ama profesyonel bir dansöz olma yolunda hızla ilerliyor.”
(………..)
Küçük dansöz B, bir haftada bütün Türkiye’nin ilgi odağı oluverdi. Küçük kız bu sürede, aralarında Hülya Avşar Show ve Seda Sayan Show’un da bulunduğu 3 büyük televizyon programına çıkıp göbek attı. Dansı o kadar ilgi çekti ki; İbrahim Tatlıses bile reyting fırsatını kaçırmadı. “İbo Show”a da davet edildi ve hemen aynı günün akşamında Maksim Gazinosu’nda Asena ile göbek attı. Bütün bunları oyun sanan B, Asena’nın kendisine, “Kızım ol” dediğini; ama annesini çok sevdiği için “Olmaz” dediğini gülerek anlatıyor.”
PSİKİYATRİSTLER DİYOR Kİ!
Haberi bu şekilde veren Milliyet’in, “nasıl başlık attığını” hele tahmin etmeye çalışın!..
Acaba “6 yaşındaki dansöz”ün ekranlarda “teşhir” edilmesini “tasvip” mi etmişler, yoksa “karşı” mı çıkmışlar?..
Hadi, daha fazla merakta bırakmayayım da, cevabını ben vereyim… Efendim, 6 yaşındaki bir çocuğun ekranlara çıkarılıp “istismar” edilmesi karşısında, “vicdan”ları sızlamış olacak ki, şöyle başlık atmışlar:
“Siz, çocuğunuzu oynatır mısınız?”
Diyeceksiniz ki;
Burada ne “tasvip” var, ne de “karşı” çıkmak!.. Sadece sormuşlar!..
Hayır, öyle değil… “Karşı çıktıkları” şuradan belli ki, “psikiyatrist”lere sormuşlar ve onların “uyarı”larını şöyle vermişler:
¥ Çocuk Psikiyatristi Tanju Sürmeli: Küçük bir kız çocuğunun ev halkının içinde oynaması normal, ama 5-6 yaşındayken onun televizyonlara çıkarılması ve giyimine kadar şekillendirilmesi çocuğun koşullandırılmasına neden olur. Geleceğini etkiler. Ebeveynlerin kendi istekleri için çocuklarını kullanması da yanlıştır.
¥ Psikiyatrist Sedat Özkan: 5-6 yaşındaki bir kız çocuğunun dansa değil, eğitime ihtiyacı vardır… Dansözler gibi yetişkinlerin önünde göbek atması, onu olumsuz etkiler. Nedeni, bu yaşta bedenini anlamadığı bir şekilde kullanmayı öğrenmesidir. Doğru değerlendirme yapamayacağı bir yaşta çocuğu televizyonlarda dansöz gibi oynatmak, kişiliğinde izler bırakır…
Demek ki neymiş?..
“Çocuklar istismar edilmemeli” imiş!.. Onları “dansöz” kıyafeti ile ekranlara çıkarıp “göbek” attırmak “hata” imiş!.. Çocukların “dans”a değil, “eğitim”e ihtiyacı varmış!..
Peki, ya “bale kursları”ndaki çocukları “ekran”lara veya “gazete sayfaları”na çıkarmak ne demek oluyor?..
Ben, ne bileyim?..
Bize “taarruz” etmeden önce; keşke bunu da bir “uzman”a sorsalardı!..
Ama, benim meselem bu değil… Benim meselem; “bugün” bize salya-sümük saldıranların, “dün” ne dedikleri!..
Gördünüz işte; eğer “oturmuş bir fikir”leri ve “tutarlılık”ları olsaydı, “sırf Vakit yaptı” diye, hemen saldırıya geçmezler; geçmişte, “aynı hassasiyeti” kendilerinin de gösterdiğini hatırlarlardı!..
Ama, nerede o “fikr-i takip?”
“Fikir” yok ki, “takip”leri olsun?.. Olmayınca da, işte böyle; kâh “Vakit’e göre”, kâh “rüzgâra göre” tavır değiştiriyorlar!..
Oysa, “doğru”yu yakalayan insan, orada “sabit” kalır ve hep onu savunur!..
Ahh “tutarlılık” nerdesin?!?
KARTELCİLERE KÖTÜ HABER!
Söz “bale”den, “dans”tan, “dansöz”den ve “çocuk istismarı”ndan açılmışken; “laikçilik, çağdaşlık ve ilericilik” adına, salya-sümük bize saldıranlara bir “kötü haberim” var!..
Ama, bu kötü haberi vermeden önce, “Vakit’in haberi”ni vereyim…
Efendim, 14 Mayıs 2002 tarihli Vakit’in manşetinde “Laikçi Rezalet” başlığını kullanmış ve detayında da, özetle demişiz ki;
“Alkolün su gibi tüketildiği Eskişehir’deki bir barda; gece geç saatlerde defile düzenlendi!.. 6-7 yaşındaki minnacık çocuklar, mayolarla podyuma çıkarıldı!.. Sarhoş müşteriler; bir yandan “AÇ AÇ” diye bağırdı, bir yandan da “Türkiye laiktir, laik kalacak” diye böğürdü!”
Şu işe bakın ki;
Bu haberi verirken, kullandığımız “mayolu çocuk” fotoğraflarına da “mozaik” atmışız, iyi mi?!?
Demek ki, o zaman da “hassasiyet” göstermişiz!..
İyi ki, göstermişiz!..
Öyle ya;
“Türkiye laiktir, laik kalacak” diye bağıran adamlar, 6-7 yaşındaki çocuklardan “tahrik” olup “şehvet”e kapıldığına ve “aç aç” diye böğürdüğüne göre, demek ki, ortalık “sapık” dolu!..
Her neyse… İşte “laikçi rezalet” başlığını attığımız o günlerde, bazı “Saldır Co”lar, yine kulübelerinden çıkmışlar ve üzerimize saldırmışlardı!..
Sonra, “medyadan etkilenmiş” olacaklar ki, “yargı” girmişti devreye!.. “6-7 yaşındaki çocuklar”ı istismar edip, onları “mayo”larla podyuma çıkararak “sarhoş masalarına meze” yapanların kılına dokunulmazken, “sanık sandalyesi”ne oturan biz olmuştuk!..
Hem de;
“Halkı din farklılığına dayanılarak birbirine karşı kamu düzeni için tehlikeli olabilecek şekilde düşmanlığa ve kin beslemeye tahrik etmek” suçlamasıyla!..
Düşünebiliyor musunuz;
6-7 yaşlarındaki çocuklara “aç aç!” diye bağıran “sapık”ların suçu yok, ama çocukların “sarhoşlara meze” yapılmasına karşı çıkan biz, suçluyuz!..
Neyse, uzatmayalım…
Uzun süren “duruşma”ların sonunda, “hakim” beyler kararlarını açıkladı:
“Haberde, halkın din farklılığı gözetilerek yapılmış kin ve düşmanlığa tahrik yok… Suçun unsurları oluşmadığından sanığın beraatine!”
AKIL İÇİN YOL BİRDİR!
Tabiî, bu hem “bizim” için, hem de “Türkiye’nin geleceği” için iyi bir haber!.. Ancak, “kartel medyası” için, kötü haber!..
Öyle ya;
Onlar, bizim “ülkemiz ve insanımız” için gösterdiğimiz bu “hassasiyet”leri her defasında çarpıtıp, işi “laikliğe” ve “din istismarı”na götürüyorlardı!..
İşte “mahkeme”nin kararı:
“Haber, halkın din farklılığı gözetilerek ve onları kin ve düşmanlığa tahrik amacıyla yapılmadığından, beraatine!”
Ne demişler;
“Akıl için yol, birdir!”
Yeter ki “esen rüzgâra” veya “zamana ve zemine” göre değil; “akıl”la hareket edilsin!.. O zaman, herkes “aynı doğru”da buluşur!..
Ama, ne yazık ki;
“Kartelciler” bir türlü beceremiyor bunu!..
“Renk” ve “fikir” değiştirmekte, “bukalemun”larla yarışıyorlar!..
———-
Çömez’den çocuk pornosu sorusu
AK Parti Balıkesir Milletvekili Sayın Turhan Çömez’i, çocuklar konusundaki hassasiyetinden dolayı kutluyorum. Birçoklarının “kulaklarının üstüne yattığı” bir konuda, Sayın Çömez, İçişleri Bakanı Sayın Abdülkadir Aksu’ya, dün şu “soru”ları yöneltti:
“Bakanlığınız, çocuk pornografisiyle ilgili hangi önlemleri almaktadır? Çocuk pornografisinin önüne geçmek için; toplumsal eğitim, emniyet güçlerinin yaygın denetim ve yaptırımları, internet kafelerin daha kapsamlı denetimleri, çocuk pornosu yayını yapan internet sitelerinin Türkiye’den izlenmesinin engellenmesi ve çocuk pornografisi suçlarına karışanların cezai yaptırımlarının artırılması için yasal düzenlemeler yapılmasına katkı sağlanması gibi çalışmalar yapılmasını doğru ve gerekli buluyor musunuz?”
Şu işe bakın ki; Çömez’in bu önergeyi verdiği gün; “CHP’li milletvekilleri”nin de, “liseli kız öğrenciler”in alınlarına, tıpkı “dansöz”lere yapıldığı gibi “para yapıştırdığı” haberleri yansıdı gazetelere!..
“Zihniyet farkı” dedikleri, bu olsa gerek
Reklamlar
Published in: on Nisan 8, 2007 at 8:55 am  Yorum Yapın  

The URI to TrackBack this entry is: https://hayreddin.wordpress.com/2007/04/08/hasan-karakayavakit/trackback/

RSS feed for comments on this post.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: