Süleyman Arif Emre(Milli Gazete)

var win= null; function NewWindow(mypage,myname,w,h,scroll){ var winl = (screen.width-w)/2; var wint = (screen.height-h)/2; var settings =’height=’+h+’,’; settings +=’width=’+w+’,’; settings +=’top=’+wint+’,’; settings +=’left=’+winl+’,’; settings +=’scrollbars=’+scroll+’,’; settings +=’resizable=no’; win=window.open(mypage,myname,settings); if(parseInt(navigator.appVersion) >= 4){win.window.focus();} }

Canım sen de, ne önemi var
25/02/2007 – 11:03
 

Süleyman Arif Emre MİLLİ GAZETE
 
 
 
 
Canım sen de, ne önemi var, ABDbizim stratejik ortağımız dendi, bu ihmaller sonunda Türkiye savaşla burun buruna geldi.

Bu hikâyenin ayrıntıları şöyle:

1-ABD Büyük Ortadoğu Projesi ile, bu bölgedeki ülkelere ben demokrasi getireceğim dedi, bu bir aldatmaca olduğu halde sahi sanıldı. Fakat ABD’nin gerçek maksadı bölgeyi ele geçirmekti. Bizim yaptığımız ikazlar, bu bir komlo teorisidir diye ciddiye alınmadı.

2- Turgut Özal zamanında, ABD eski CIA başkanı Siyonist Morton Abromovitz’i, Türkiye büyükelçiliğine atayacağım, deyince, Millî Görüş Lideri Erbakan, bu adam her nereye gittiyse o bölgeyi karıştırmış, kriz çıkarmıştır, kabul etmeyin diye uyarıda bulundu.

Canım sen de bunun ne önemi var diye, Hoca’nın ikazı gözardı edildi.

3- Abromovitz geldi Ortadoğu bölgesini köy ve mezra bazında inceledi, başında bulunduğu Carnegi Endovmend adlı Ting-Tang kuruluşuna, 1’nci ve 2’nci Körfez Savaşlarının planlarını yaptırdı. Bu planda, Türkiyemiz dahil, bütün Ortadoğu ülkelerinin işgal edileceği ve haritalarının değiştirileceği yazılı idi. Bu planı Pentagon onaylamıştı.

Canım sen de, bunun ne önemi var ABD bizim stratejik ortağımızdır diye ciddiye alınmadı.

4- Birinci Körfez Savaşı esnasında iki ABD’li general Cidde’de yaptıkları basın toplantısında, bizim gazetecilerimizin gözlerinin içine baka baka, “Biz Kuzey Irak’a, Türkiye, Irak, Suriye ve İran’daki Kürd bölgelerini içine alan bir devlet kuracağız” diye bütün dünyaya ilan etti.

Yine canım sen de ne önemi var ABDbizim stratejik ortağımız dendi.

5- Rahmetli Eşref Bitlis Paşa, ABD’nin bu hainane maksadını sezdiği ve bu konuda önleyici planlar hazırladığı için, uçağı düşürüldü, kaza süsü verildi, olay unutuldu ya da unutturuldu. Bir generalimizin hayatına mal olan bu uyarı da fayda vermedi.

6-ABD ve İsrail ikilisi, harıl harıl Barzani ve Talabani aşiretlerinin iştirakiyle, Kuzey Irak’ta bir devlet kurmaya başladı. Bu kaçak gecekondu devletin hazırlıklarını, bizden ve dünyadan gizlemek için, işe Kuzey Irak’ı Saddam’dan koruma süsü verildi. Bu kuzeyden denetim işinde de bizim İncirlik Üssümüz kullanıldı.

Hadi canım sen de ABD bizim müttefikimiz, böyle yapmaz diye gaflet uykusuna dalındı.

7-Yine ABD, Saddam devrildikten sonra Kuzey Irak’a demokratik bir devlet kuruyorum, bahanesi ile, bizim inadımıza Talabani’yi Irak’a Cumhurbaşkanı yaptı. Ama gizli maksadı, bizim Güneydoğu insanımızı bize karşı kurulmakta olan Kürd devleti lehinde, sürekli etki altında tutmak idi. Yine bu gizli maksatla Kandil Dağı’ndaki PKKkamplarına dokunmadı. Hâlâ bu oyalamaca oyunlarına devam ediyor. Dün yapılan Millî Güvenlik Kurulu toplantısından sonra yayınlanan bildiri AKP iktidarının, yine ipe un sererek diplomatik girişimlere devam edeceğini gösteriyor.

Oysa ki Bakanlarımız sık sık, muhterem Erbakan’ın deyimi ile, benzinciye uğrar gibi ABD’ye gidip geliyorlar.Ama yaptıkları iş havanda su dövmekten ileri gitmiyor.

Hasılı kelâm, kriz önce küçük bir sivilce idi, ihmal edildi. Sivilce büyüdü çıbana dönüştü. Çıban büyüdü kangren oldu, ya da kangren midir, kanser midir tartışmalı hale geldi.

Gözüken odur ki, ilaçla tedavi fırsatları çoktan kaçırılmıştır. ABD-İsrail ikilisi biz sustukça, Peşmergeleri talimli orduya çevirmeye başladı. Irak’a 20.000 ABD askeri göndermek, bir uçak gemisine ikincisini eklemek gibi girişimlerle, Ortadoğu’daki statükosunu daha da pekiştirmek istiyor.

Gözüken odur ki, bu aşamada artık, Sayın Erdoğan’ın biz bedel ödeyemeyiz diye geri adım atmasına da imkan kalmamıştır. Zira bıçak kemiğe dayanmıştır. Türkiye artık reaksiyoner değil, aksiyoner olmak, milletin ve devletin bölünmezliğini korumak ve tehlikeden kurtarmak için, vazgeçilmez şartlar ve hedefler belirlemeli ve dayatmaladır. Savaşa varıncaya kadar, savaştan önce, alınması mümkün olan sayısız çözüm yolları mevcuttur.

Büyükanıt Paşa’nın, “Türkiye tarihimizin en ciddi buhranlarından birini yaşıyor” şeklindeki sözleri yerden göğe kadar haklıdır.

Reklamlar
Published in: on Nisan 8, 2007 at 8:34 am  Yorum Yapın  

The URI to TrackBack this entry is: https://hayreddin.wordpress.com/2007/04/08/suleyman-arif-emremilli-gazete/trackback/

RSS feed for comments on this post.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: