Başkalarının Kızları

  BAŞKALARININ KIZLARI  

   Yazılış : 19-01-2007 12:00

         

 BAŞKALARININ KIZLARI

 

İstanbul boğazına bakan lüks ofisten denizi seyreden şişman adam keyifli görünüyordu.

            -Bu işte zahmet az, kar çok, diyerek gülümsedi.

            Kısa bir telefon çalma sesinin ardından, sekreterinin sesi odaya yayıldı;

            -Altan bey geldi efendim.

            -Tamam, bekletme al içeri.

            Ahizeden sesi duyunca sekreterin yanında bekleyen … sekretere gülümseyip göz kırptıktan sonra içeri girdi. İçerde bekleyen şişman iş adamına kollarını açarak;

            -Vay İdris’im naber.

            İdris, kollarını açarak, gelen arkadaşına sarıldı;

            -Hoş geldin Altan bey. Ama böyle dostluk gösterileriyle fiyat düşüremezsin ha.

            -Yav nolacak, her organizasyonda sana uğramıyor muyuz?

            -Eee dostluk başka, ticaret başka. Ben komisyonuma bakarım.

            -Ne uyanık adamsın sen yahu.

            -Ne demişler uyanığı severim, benden uyanık olmazsa. Sen onu bunu bırak da, ne zaman geldin İstanbul’a, kalacan mı biraz?

            -Bu gün geldik.

            -‘Geldik’ mi? Kimlerle ?

            -Bu sefer bizim hanımla çocukları da getirdim. Yedikule konser mi ne varmış, şimdi ordalar.

            -İyi iyi, İstanbul’u gezsinler bakalım.

            -Benim iş görüşmem var, siz gezin dedim. Eeee.. hani nerde adamın.

            -Gelir gelir şimdi. Biliyorsun bu adamlar ortalıkta dolanmayı filan pek sevmiyorlar.

            -Yav.. pek sır vermiyorsun ama bu adamlar ortalıkta dolanmıyorsa, sen nasıl buluyorsun onları.

            -Onlar bizi buluyor hemşerim. Onlar piyasayı bizden iyi biliyorlar.

            -Bize, Ankara’ya niye gelmiyorlar. Gerçi bize de başkaları geliyor ama bunlar gibi uzmanlaşmışlar gelmiyor.

            -İşte söylüyorsun ya, bunlar uzman. Yakalanmamak için gizli kalmaya çok önem veriyorlar.

            O esnada sekreterin sesi tekrar duyuldu;

            -Haluk bey gelmiş efendim.

            İdris düğmeye basarak; “-Gelsin gelsin.” Diye seslendikten sonra arkadaşına döndü;

            -İşte geliyor, soracağını ona sor ama pek bilgi alabileceğini sanmıyorum.

            Haluk içeri girince kısa bir tanışma faslından sonra İdris sordu;

            -Resimlerini getirdin mi kızların?

            Haluk çantasını açtı, genç kız resimlerini çıkardı;

            -Getirdim getirdim. Yalnız gördüğün gibi kızlar güzel, fiyatlar da ona göre.

            İdris pişkin pişkin güldü;

            -Fiyat artarsa benim de komisyon artar.

            Altan somurttu;

            -Ya bizim Bentderesinde pahalı kızın işi ne. Karaköyde de öyle, İzmir Basmane de öyle. Bize ucuzu lazım.

            İdris öyle deme Altan bey, biz de az çok biliyoruz, iyisini öyle yerlerin dışında çalıştırıyorsunuz. Ama merak etme ben bu gün senden yanayım. Haluk bey, fiyatlarda ne gerekiyorsa yapınız, Altan bey devamlı müşterimizdir.

            -Merak etmeyin, anlaşırız. Biz de bir an önce kızları teslim edip gitmek istiyoruz. Ama kusura bakmayın, ben de biliyorum ki bu güzelleri Bentderesinde filan değil, en azından gazinolarda filan çalıştırırsınız. Ona göre fiyatı fazla düşürmeyin.

            Altan yerinde kıpırdadı;

            -Yav iş bilenle pazarlık da zor olacak. Bizim de tehlikelerimiz var. Gazinolara filan baskın yaparlar diye.Sonra kızlar bizi suçlarsa.

            -Kızlar buna cesaret edemezler ki, bir tanesinin ayağına bir kurşun sıkınca hepsi sesini keser.

            -Aman o duruma gerek kalmasın. Bu kızların kimi kimsesi yok ya?

            -Biz bunları star yarışmalarından bulmuyoruz hemşerim, yok tabi kimi kimsesi.

            Seçtikleri kızların resimlerini ayırıp uzatırken, Altan merakla fısıldadı;

            -Eee bu kızları nerden buluyorsunuz o zaman?

            Haluk, bir saniye deyip telefonla birine kız isimleri sayıp, talimat verdi;

            -Evet…bu kızları arabadan indirip, binaya getir. Ben de hemen parayı alıp geliyorum.

            Altan’a döndü;

            -Altan bey, benim de çalıştığım adamlar var. Kimisi kızları evlenme vaadiyle kandırıp, ailesiyle bağını koparıp sonra bize satıyor, kimisi star yarışmalarında dansözlüğe filan meraklı kızları kandırıp getiriyor. Fakat bunların çoğu riskli oluyor. Ailesi sonradan arayıp başımıza bela olanlar çıkıyor.

            Kapı açıldı, içeri birbirinden güzel kızlar girdi. İdris kalkıp onlarla ilgilenirken, haluk aldığı paraları sayıp, çantasına koyup ayağa kalktı;

            -Bizim en çok işimize gelen kaçırılan çocuklar. Bunlar yaşına göre birkaç yıl sağda-solda dolaştırılıyor. Bunlar ailesini, ailesi bunları unutsun diye epey bir zaman ortalıktan gizleniyor.

            -Nerde gizleniyorlar?

            -Bu iş çok tehlikeli, cezası çok olduğu için, benim sizi bulduğum gibi, bu adamlar bri kez bağlantı sağlandıktan sonra artık her sene beni veya benim gibi bu işle ilgilenenleri buluyor. Olmazsa gazinolarda veya çeşitli illerdeki Bentderesi, Karaköy, Basmane gibi yerlerde patronlarla görüşüyor.

            Altan güldü;

            -Desene ki hepimiz uzmanlarla çalışıyoruz.

            -Öyle olmasa, bir yakayı versek, hapisle de kurtulamayız, hapiste de bizi linç ederler.

            -Sen bilirsin yahu, o çocukları nasıl ele geçiriyorlar, nasıl kaçırıyorlar?

            Altan’ın ısrarı üzerine, Haluk bir an kuşkuyla baktı;

            -Ne o gizli kamera filan mı var? Niye ısrarla soruyorsun?

            -Yok yahu, biz de bu işlerin içindeyiz. Sadece merak ediyorum.

            Haluk kapıda bir an kararsız durdu;

            -En çok küçük kız çocuklarını kaçırıp yıllarca başka şehirlerde, dilendirerek filan saklıyorlar. Bazen okul çıkışlarında yalnız çocukları kaçırsalar da en çok Pazar yeri, konser gibi kalabalıklarda ailesinden uzaklaşan çocukları bir şekilde, tatlı dille, “Kayboldun mu, gel seni annene götüreyim’ veya ‘Annen,baban beni seni almaya gönderdi’ filan diyerek kaçırıyorlar. Neyse ben kaçtım.

            Haluk odadan hızla çıkıp uzaklaşırken, Altan’ın yüzünün kıpkırmızı olduğunu fark etmemişti. Altan telaşla, cep telefonunu ararken idris sordu;

            -Ne oldu, bu ne telaş?

            -Duymadın mı? Küçük kızları kalabalık yerlerde, konser yerlerinde filan kaçırıyorlarmış.

            -Eee… ?

            -Benim küçük kızım Ebru da, annesi ve abisiyle konsere gitti.

            Hemen eşinin numarasını aradı;

            -Alo, alo Banu..

            -Evet, noldu Altan, bu ne telaş.

            Eşinin böyle konuşmasına rağmen sesinde bir farklılık, bir şey gizleme olduğunu fark eden Altan hemen sordu;

            -Ebru yanında mı?

            -Ebru mu, şey.. 10-15 dakkadır bulamıyoruz ama şimdi buluruz merak etme. Büfeye gitmişti gelmedi. Görenler olmuş, birisi “Ben annenin yanına götüreyim” diye elinden tutmuş, herhalde görevlilerden biridir, bizi arıyordur. Sen merak etme.

            Altan, kalbini tutarak yere doğru yığıldı. Elinden telefon düşmüştü, idris yanındaki güzel kızlarla Altan’ı tutarak duvara yasladı. Altan genç kızlara bakarak ağlıyordu;

            -Kızım, kızım.

 

 

Yazan : Ahmet Ünal ÇAM     Yazılış : 19-01-2007 12:00

 

 

 

  http://huzur.sehri.com ahmetunalcam@gmail.com

 

Bu notu silmeyiniz Not : Öykü ve şiirlerimi paylaşırken lütfen yazar ismi silmeden paylaşınız

 

Hatırlatma: Şiir ve öykülerimi bastırmak için sponsor vb destek arıyorum.

Beğendiklerinizi tanıdığınız yayınevleri, gazeteci gibi destek imkanı olanlara göndermenize sevinirim.

 

Reklamlar
Published in: on Nisan 12, 2007 at 6:46 pm  Yorum Yapın  

The URI to TrackBack this entry is: https://hayreddin.wordpress.com/2007/04/12/baskalarinin-kizlari/trackback/

RSS feed for comments on this post.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: