Cemaati bölme girişimleri ( Mehmet Talü )

Cemaati bölme girişimleri

Mehmet Talü

21.07.2007

“Gayeye ulaşabilmek için her şey mübah” mantığı ile hareket edildiği için, maalesef siyasi faaliyetler, bölünmelere, kızgınlıklara hatta dargınlıklara sebep olmaktadır. Maalesef bazı siyasi liderler de hal, tavır ve konuşmalarıyla buna ön ayak olmaktadır.

“İsmailağa” memleketimizin, milletimizin maddi ve bilhassa manevi kalkınmasına çok büyük hizmeti olan bir cemaattir. ALLAH Teâlâ başta “Mahmut Ustaosmanoğlu (K.S.) efendi hazretleri” olmak üzere emeği, hizmet geçen herkesten razı olsun. Amin.

“İsmailağa” bir cemaat olması sebebiyle, dini yaşantısı az veya çok, siyasi düşünceleri farklı kişiler her zaman bulunmuştur. “Mahmut Ustaosmanoğlu (K.S.) efendi hazretleri”nin yaşantısı ve sevgisi bu insanları, medeni bir şekilde bir araya getirmiştir.

Her seçimde cemaat oy kullanmıştır. “Mahmut Ustaosmanoğlu (K.S.) efendi hazretleri” de kullanmıştır. Hangi partiye kullandığı bilindiği halde, hiçbir zaman “Bu seçimde şu parti desteklenecek” şeklinde bir açıklama veya faaliyet yapılmamıştır. Çünkü cemaat, siyasi bir teşkilat değil; mevcut yasalar içerinde kurulmuş vakıf ve dernekleriyle sadece milli ve manevi çalışmalar yapan, kendiliğinden oluşmuş bir faaliyettir.

Bu bakımdan son günlerde, iki güzide hocasını şehit vermiş olan bu nezih cemaati bölmeye, karşı karşıya getirmeye yönelik haberler bir kısım basında yer almaktadır.

Mesela: Basında yer aldığı gibi, “Mahmut Ustaosmanoğlu (K.S.) efendi hazretleri”nin istiharecisi Veli Hoca efendi, yakın zamanlarda bir istiharesinin olmadığını kendisini arayanlara ifade etmiştir. İsteyen arayabilir, sorabilir.

Yine dün (20.7.2007) basında yer alan: “İsmailağa cemaatinin önde gelen isimlerinden Zekeriya Yücedal’ın telefonunu gizlice kendi telefonuna yönlendiren Saadet Partili bir kişinin arayanlara, “Cemaat olarak Saadet Partisi’ni destekliyoruz” dediği ortaya çıktı.” Haberlerin de büyük bir komplo olduğunu düşünüyorum. Çünkü hiç bir Saadet Partili, oy için böyle bir yola başvurmaz. Çünkü her bir Saadet Partili: Hakkı üstün tutar, maneviyatçıdır ve nefsini terbiye eder.

Elhamdülillah İsmailağa cemaatine mensup bir hoca olarak diyorum ki: Basında yer alan: “cemaatin önde gelen isimleri bu seçimlerde AKP’nin desteklenmesine karar verdiler. Cemaat bu yönde karar aldı” şeklindeki haberler tamamen gerçek dışıdır. Böyle bir karar yok, olamaz da. Çünkü “Mahmut Ustaosmanoğlu (K.S.) efendi hazretleri”, ALLAH O’nu başımızdan eksik etmesin, amin; böyle bir karardan rahatsız olur. Hiçbir kimse de O’nu incitmek istemez. Bilhassa AKP’nin desteklenmesine dair adı geçen hocaefendilerimiz yaptığım görüşmelerde, böyle bir kararın olmadığını açık bir şekilde ifade ettiler. Bu bakımdan basında yer alan bu haberler, cemaate mensup bazı kişilerin, kendi kişisel görüşleridir.

Oy vermek büyük bir sorumluluktur

Muhterem okuyucu!

22 Temmuz 2004 Pazar günü yapılacak olan bu Milletvekili seçimlerin memleketimize ve milletimize hayırlara vesile olması için Cenâb-ı Hakk’a dua ve niyaz ediyoruz.

Fakat sadece dua etmek yeterli değildir. Önce üzerimize düşeni yapmamız gerekir. İman ehli, takva sahibi ve işin ehli, erbabı olan kimselerin işbaşına gelmesi için gayret etmemiz lazımdır. “22 Temmuz’da oy kullanacaksınız, sadece milletvekillerini değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine de yön vereceksiniz.” Önümüzdeki seçimlerde, oylarınızla Türkiye’nin düze çıkmasına yardımcı olabilirsiniz.

Cenâb-ı Hak, şöyle buyuruyor:

“Muhakkak ki ALLAH Teâlâ, size emanetleri ehil ve erbabına vermenizi emreder”1

Unutmayalım! Bir oy belki hayra kullanıldığı zaman çok hayırların olmasına vesile olurken, şerre kullanıldığı zaman da hesabı çok ağır olur. İyi düşününüz. Parti düşünceniz ne olursa olsun, milleti, memleketi teslim edeceğiniz insanları lütfen iyi seçiniz. Tekrar ediyorum. Emaneti ehline veriniz.

Gerçek şu ki: Ehli olmayan kaptan gemisini, ehil olmayan şoför arabasını, ehil olmayan pilot uçağını mahvettiği gibi kendisini ve içindekileri de yok eder. Devlet idaresini, amme velayetini bile bile ehliyetsiz ellere teslim edenler, bütün memleketi batırmak veya onu asırlar boyu geri bırakmak bahtsızlığı ve günahı altında ezilip giderler.

Çünkü dost-düşman herkes takdir etmiştir ki; en başarılı hizmetleri Türkiye’de Millî Görüşçü hükümetler yapmıştır.

Milli Görüş’ün üç önemli özelliği ve temel ilkesi vardır. Bu temel ilkeler Hakkı üstün tutmak, maneviyatçı olmak ve nefsi terbiye etmek.

Millî Görüş: Ne zulmeden, ne zulme boyun eğen, özgür ve hak sahibi olarak doğanların özgür ve hak sahipleri olarak yaşadıkları, kan ve gözyaşının akmadığı barış, huzur ve refah içinde, halkın gözü önünde, halkla beraber yönetilen, şahıs ve ailelerin, zümre ve sınıfların kayrılmadığı, yalansız, dolansız, talansız, rüşvetin kökünden kazındığı, haksız vergi ve fonların olmadığı, zamsız, enflasyonsuz, faizsiz, parası sağlam, yatırım ve üretimi engellenmeyen ve pahalılaştırılmayan, işsizliği önlenmiş, çalışanları ezilmeyen, borç ve faiz batağından kurtarılmış kendi gücüyle kalkınan tam bağımsız, savunma sanayii modernleştirilmiş ve dışa bağımlılıktan kurtarılmış, şehirlerin ve beldelerin yerinden yönetildiği, kadına saygınlık kazandıran ve aileyi yücelten, çocukların sevgi ve kitapla büyüdüğü ve gençlerimizin geleceğe güvenle baktığı, özürlülerini, yoksullarını ve kimsesizlerini gözeten, havası, suyu, toprağı temiz, sağlık sorunu çözülmüş, konut sorunu çözülmüş, trafik sorunu çözülmüş, şehir ve belde sokakları çöplerden arındırılmış, yaşanabilir bir Türkiye’yi va’d etmektedir. Gelin buna destek olalım. Çünkü ALLAH Teâlâ şöyle buyuruyor:

“İyilik etmek ve takva yani ALLAH’ın yasaklarından sakınma üzerinde birbirinizle yardımlaşın. Günah işlemek ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. ALLAH’tan korkun; çünkü hiç şüphe yok ki ALLAH’ın cezası çok çetindir, şiddetlidir.”2

Muhterem okuyucu!

“(Kıyamet) gününde bütün insanları (dünyada iken peşlerinden gittikleri, destekledikleri) önder ve liderleriyle birlikte çağıracağız… 3 Ayet-i kerimesini dikkatlice oku… Hem de birkaç kerre… Sonra da iyice bir düşün… Yarın ALLAH Teâlâ’nın huzuruna kimin ardında çıkmak istiyorsun? İyi bil ki, verdiğin oyla kimi desteklemiş isen onunla beraber olacaksın…

Son yapılan milletvekili seçimlerindeki oy oranına veya bugünlerde yapılan anketlere bakarak sakın ümitsiz olmayalım. Oyum zayi olur diye korkmayalım. Çünkü hakikat güneşi, bütün balçıkla sıvamalara rağmen görünmeye başlamıştır.

Unutmayalım ki, Hak yol üzerinde yürüyen bir tek adam olsa, altı milyar insan da onun karşısında yer alsa bizim yerimiz haklının yanında yer almaktır. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:

“Eğer yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak, itaat edecek olursan; seni ALLAH’ın yolundan saptırırlar. Çünkü onlar sadece zanna uyarlar, ve yalandan başka söz de söylemezler.”4

Eğer çoğunluk hakkın, doğrunun yanında ise mesele yok. Ama Amerika’da erkeğin erkekle, kadının kadınla evlenebilmesi yasal hale gelmiş. Çünkü oylamada çoğunluğu almış. Bizim, çoğunluğa uymak mantığıyla yanlışın yanında olmamız mümkün değildir.

Bu dünya imtihanında, temel ölçü şu olmalıdır: Her zaman Hak üzere ve Hakk’a taraftar olmak… Galibiyet, çokluk, zenginlik, mevki, makam aslâ mühim değildir.

Nice Peygamber gelmiş, ona mahdut sayıda insanlar tabi olmuş, sözüne kulak vermiş. Peki o Peygamberler vazifesini yapmamış mı? Onlar vazifesini yapmışlardır. Nice İslâm âlimi gelmiş, hayatları boyunca çileler çekmiş. Ömürlerini zindanlarda, mutlak tecrit altında geçirmişler; hatta içlerinde işkence altında veya darağacında can verenler olmuş. Peki onlar vazifelerini yapmamışlar mı? Yapmışlar ve Cenab-ı Hakk’ın huzuruna yüz akıyla gitmişler.

Hakk’ın, hakikatın ölçüsü galip gelmek, muzaffer olmak değil; Hakk’ın yolunda olmak, Hakk yolda yürümektir. Bu hususta Celaleddin Harzemşah’ın güzel bir sözü var. Kendisine, “Sen muvaffak, muzaffer olacaksın!” diyen yakınlarına şu cevabı vermiştir.

“Benim vazifem, galip olmak, muzaffer olmak değil; ALLAH yolunda cihad etmektir. Muvaffak edip etmemek ALLAH’ın işidir. Ben ALLAH’ın işine karışmam…”

İşte güzel bir ölçü.

Hakk yolda mısın; sözünle, özünle, davranışlarınla, metotlarınla Hakk üzere misin; Hakk’tan zerre miktar ayrılmamaya kararlı mısın; o vakit zerre miktar endişe etme, yüreğin ferah olsun, başın dik yürü ve aslâ endişelenme!.. Çünkü gelecekten asla ümit kesilmez. Zulüm ebedi olamaz. Kötülük mutlaka hüsrana uğrayacak, adalet ve iyilik galebe çalacaktır.

Müslümanlar!..

Gözlerinizi açınız… Uyarılara kulak veriniz… Futbol kulübü tutar yahut bir derneğe destek verir gibi parti tutma. Ahlak, fazilet ve bilgelik değerlerini ayaklar altına alanları desteklersen, ileride çok pişman olacaksın, “Ah ellerim kırılsaydı da keşke onlara oy vermemiş olsaydım…” diyeceksin, Lakin iş işten geçmiş olacak.

Müslüman!

Dinin temel kurallarını çiğneyenleri destekleme. Haram yiyenleri destekleme. Emanetlere hıyanet edenleri destekleme. Kara, haram, necis, kirli servet sahiplerini destekleme, bütçe hortumlayanları destekleme, ribacıları destekleme, Siyonistlerin ve Evangelistlerin müttefiklerini destekleme, arivistleri destekleme.

Doğruları destekle, ihlas sahiplerini destekle, mal ve servet konusunda temiz olanları destekle, ehil ve layık olanları destekle, yalan söylemeyenleri, halkı aldatmayanları destekle, Kur’an ve Peygamber ahlakıyla ahlaklı olanları destekle.

Oyumuzu Milli görüşe verelim, tevekkül edelim. Yapılan seçimler memleketimize, milletimize hayırlara vesile olsun. Amin.

Published in: on Temmuz 28, 2007 at 9:31 pm  Yorum Yapın  

The URI to TrackBack this entry is: https://hayreddin.wordpress.com/2007/07/28/cemaati-bolme-girisimleri-mehmet-talu/trackback/

RSS feed for comments on this post.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: