İsrail’in Bu Oyunu Ankara’yı Karıştırır

İsrail’in Bu Oyunu Ankara’yı Karıştırır!
04/08/2007

Bu yeni veya bilinmeyen bir öykü değil. Kerkük petrolünün Musul ve Ürdün üzerinden İsrail-Hayfa’ya akıtılması “fikrini” herkes biliyor. Esasen bu uzun yıllar önce hayata da geçirilmiş bir boru hattı öyküsü.

Zaman zaman gündeme gelen ama hep atıl kalan bu proje, ABD ve İsrail tarafından şimdi yeniden ısıtılıyor. Isıtılıyor ısıtılmasına ama alev alacağından korkulmuyor!

Niyet: Biraz petrol mü Türkiye’nin damarı mı?

İsrail basınına göre-ki güvenilir kaynaklara sahip “Haaretz Gazetesi” başta geliyor-geçtiğimiz hafta içinde üst düzey bir Pentagon yetkilisi, İsrail Dışişleri Bakanlığı’ndaki muhatabına bir telgraf çekerek, Kerkük’ten hareketlenerek İsrail’e ulaşacak boru hatının mümkün olup olmadığını sordu.

İsrail bu yaklaşıma o denli sıcak baktı ki(!), iş üst düzey bürokratlardan devletin zirvesine fırladı. İsrail Başbakanı Ehud Olmert, “teklifi Irak’taki desteklerine karşılık bir ikramiye olarak gördüğünü, ABD’den resmi teklif beklediğini” söyledi.

Peki bu petrol boru hattı ne? Kerkük-Musul-Ürdün-Hayfa petrol boru hattı Ortadoğu’da bir efsane. Efsane olmasının nedeni projenin güzergahından olduğu kadar “tarihi”nden de kaynaklanıyor.

Irak petrolünün yüzde 40’ının çıkarıldığı, 1948 yılından önce de kullanımdaydı. Yani İsrail’in kuruluş yılından hemen önce de faaliyetteydi. Zamanın şartlarına göre iyi sayılabilecek boru hattı, günümüz teknolojisi ve enerji ekonomisi açısından aslında pek bir şey ifade etmiyordu.

Ekonomik getirisi var mı?

İsrail’in kuruluşu sırasında kullanılamaz hale gelen hattın çapı sadece 20 cm’di. Bugün Kerkük-Hayfa ile ilgili bir çok metin, sanki bu hat hâla var veya onarılması gerekiyor bakışı taşıyor.

Ama gerçek bu değil. Bu hat ancak kağıt üzerinde mevcut. İsrail’deki parçasının tam durumu bilinmemekle birlikte, asal hat olan Irak ve Ürdün’den geçen bölümü yıllar içinde sökülmüş.

İsrail’deki bölümü ise duruyor olsa bile baştan yenilenmesi gerekiyor. Dahası yenilenmesi de bir işe yaramayabilir. Çünkü bu çaptaki hattın getireceği petrol zaman/para fizibilitesi taşımıyor.

Zaten ABD’nin İsrail’den bu hattın maliyetinin hesaplanmasını istemesi de bu nedenle. İsrail Ulusal Altyapı Bakanlığı’na göre çapı bir metrelik boruyla döşenecek böyle bir hat, kilometre başına 400 bin dolara malolacak. Ve tabii diğer ülkelerle birlikte hayli zaman alacak.

Bu işin bir yönü. Proje gerçekleşse bile bu hattan akacak petrol ne kadar olacak ve örneğin Türkiye’nin Kerkük-Yumurtalık hattına rakip olabilecek mi? Burada da tartışma yok.

Yumurtalık hattı Hayfa’ya göre belki 10 kat daha fazla petrol taşıyor ve Hayfa’nın hayata geçirilmesi durumunda bile önemi azalmayacak. Fakat zaten mesele bu değil.

Şantaj!..

ABD ve İsrail’in bu projeyi yeniden gündeme getirmesinin sebebini enerji ekonomisine bağlamak oldukça “safiyane” olur. “Zamanlama” ve konu düşünüldüğünde Kerkük-Musul-Hayfa boru hattı projesinin gündeme getirilmesi açık biçimde Türkiye’ye Kuzey Irak konusunda baskı oluşturma niyeti taşıyor.

Yüzeysel bakışlara göre Türkiye, Kerkük-Yumurtalık boru hattından önemli gelir elde ediyor ve Kerkük-Hayfa hattının gerçekleşmesi halinde bu durum Ankara’yı zora sokacak.

Bu doğru ama “zor” kısmı yanlış. Ankara böylesi bir durumdan elbette rahatsızlık duyacak. Özellikle enerji merkezi haline dönüştürmeye uğraştığı bölgenin rekabetle karşılaşması can sıkıcı bir durum.

Ancak diplomatik açıdan pozisyonunu yenilemesine gerek yok. Çünkü bunu daha önce yaptı ve bu hattın “Türkiye-İsrail ilişkisini ciddi biçimde zedeleyeceğini” İsrail başkentine bildirdi.

Ürdün ve Irak ne diyor?

İş ABD ve İsrail kararıyla da bitmiyor. Irak ve Ürdün’de önemli. Teorik olarak bu tür projelerin hepsi mümkün ama işin pratiği öyle değil. Bu hattın önemli bölümünün geçeceği Irak’ta güvenliğin nasıl sağlanacağı çok ciddi bir mesele.

Korunması çok zor ve hele Irak’ın bugünkü halinde hattın “problemli” yörelerden geçeceği de unutulmamalı. Bağdat’ın bakışına gelince. Güvenilip güvenilmeyeceği ayrı bir konu olmakla beraber, Kerkük-Hayfa petrol boru hattının yeniden açılmayacağı Irak Petrol Bakan Vekili Tamer Hadban tarafından 2003 yılında “resmen” deklare edilmiş durumda.

Bu o kadar net bir açıklama ki, Bakan Hadban konuyu “söylenti” olarak tanımlamış. Yine Hadban, Türkiye’nin Ceyhan ve Basra Körfezi’ndeki Mina El-Bekir limanlarıyla, Suudi Arabistan’dan Kızıldeniz’e bağlanan üç boru hattının Irak için yeterli olduğunu belirtmiş.

Türkiye elbette bu sözlere göre hareket edecek değil ama bu sözlerin yutulması da güç. Ürdün’de de durum çok farklı değil.

Bu plan Ürdün’ün iznine de bağlı. Ürdün bir geçis ücreti alacak ama bu paraya deyip deymeyeceğini etkileyecek başka faktörler var. Örneğin Arap ülkelerinin endişeleri. Petrolün Ürdün üzerinden İsrail’e akması izni çin Ürdünlüleri ikna etmek kolay değil

Ama şu da unutulmamalı. Ürdün, Türkiye ile olduğu kadar ABD ve İsrail’le de son derece yakın ve bağlayıcı kritik ilişkilere sahip bir ülke.

Petrolle Türkmen temizliği!

Şimdi daha incelikli noktalara gelebiliriz. Kerkük- Hayfa arasında yeniden inşa edilmesi düşünülen hattın aslında bir durağı daha var. Telafer! Telafar hemen anımsanacağı gibi son günlerde çok ciddi terör öylemlerine sahne olan büyük bir Türkmen şehri.

Hatta kısa bir süre önce patlayan bir bomba sonucu yaralananlar Türkiye’nin gönderdiği uçakla taşınmıştı. İşte Telafer bu hattın geçeceği noktalardan biri.

Bölgedeki Türkmenler kentin Türkmen karakterini değiştirmek isteyen Amerikalıların, petrol boru hattını inşa edebilmek için kendilerini göçe zorladıklarını ileri sürüyorlar.

Yoksa başladı mı?

Peki bu proje gerçekten mümkün mü? Siyasi, diplomatik ve ekonomik açından bir çok handikapı bulunan bu projenin hayat bulması imkanı var mı? Zor görünmekle birlikte kritik bir duyumu, “sürprizi” yansıtmakta fayda var.

Bu hattın yapımı başlamış olabilir! Bu sadece bir iddia. Kuşkusuz Türk istihbarat birimlerinin elinde detaylı bilgi vardır. Fakat bölgeye ziyarete giden bir çok kişi, Kürt kaynakları, bu hat ile ilgili reel çalışmaların başladığını iddia ediyor.

Bunun makul gerekçeleri de var. Örneğin olası bir Kürt devletinin devamlılığı sağlayacak petrol ihracının “tek kaleme” bırakılmamasının yollarından biri de bu hat. Bu hat Türkiye’ye ihtiyacı ortadan kaldırmayacak belki ama azaltacağı da muhakkak.

Sonuç olarak bu “açılımın” hem mümkün hem de zor olduğunu söyleyen çok sayıda argüman bulunuyor. Zaten “koz” olarak açılmasının nedeni de bu. Peki Türkiye bu kozdan korkup, Kuzey Irak meselesinde çekinik davranır mı?

Biraz zor! Çünkü bu blöfü görmekten kaçınması halinde ortaya çıkacak tablo, blöfü görüp restleşmesi ihtimalinde ortaya çıkacaklardan daha vahim!

iyibilgi.com

Reklamlar
Published in: on Ağustos 4, 2007 at 6:27 am  Yorum Yapın  

The URI to TrackBack this entry is: https://hayreddin.wordpress.com/2007/08/04/israilin-bu-oyunu-ankarayi-karistirir/trackback/

RSS feed for comments on this post.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: