Çünkü Millî Görüş gerçekten Millî Görüştü.

necmetin_1.jpg  

 

Çünkü Millî Görüş gerçekten Millî Görüştü. Bağımsızlık iddiaları ve Kıbrısta millî talepleri vardı. 

En son grup konuşmasında Deniz Baykal, Refah’ın neden AB nezdinde AKP kadar ilgi görmediğini sorarak cevabını kendi verdi:

“Çünkü Millî Görüş gerçekten Millî Görüş’tü. Bağımsızlık iddiaları ve Kıbrıs’ta millî talepleri vardı.”

Bunu o gece veya birkaç gece sonra bir basın kulübü toplantısında da aynen böyle söyledi.

Daha önceki yazılarımdan birinde Prof. Manisalı’nın, Mümtaz Soysal’ın, Turgut Kazan’ın da aynı görüşleri üç aşağı beş yukarı dile getirdiğini yazmıştım. Doç. Hasan Ünal’ın da Millî Gazete’de bu anlamda bir makalesi çıktı. TOB Başkanı Sinan Aygün, son bir toplantıda bunu dile getirecekti, izin vermediler, laf bölündü.

İnsan üzülüyor. Bir tek “dindar” gazete, bile Sayın Erbakan, Refah veya Millî Görüş hakkında vefakârca yazılar yazmıyor, bu kesimin öncüleri de böyle bir vefayı dile getirmiyorlar.

Ben bunu “merkezileşmek” olarak yorumluyorum. Merkezileşmek defile seyretmek veya AB ileri gelenlerini Türkiye’ye çağırıp Meclis’te destek konuşması yaptırmakla olmuyor. Türkiye’nin kendi düşünce ve siyaset adamlarının, millî bir vefa ile dile getirdiği bu gerçeklerin yaygınlaşmasıyla olacak inşaallah!

İsrail askerleri tanklar ve buldozerlerle yeniden Gazze şeridine girdi. Belçika’da tutuklu 37 PKK’lı ortadan kayboldu. Bunlar Ardenler’de silahlı eğitim yapıyorlarmış.

Tayland’da 54 göçmen, bir konteynerin içinde, havasızlıktan boğularak öldü.

Kuveyt Emiri’nin oğlu tatil için Bodrum’a geldi.

Türkiye’de vergi sistemi alt üst oldu. Eskiden gelirden vergi alınırdı, şimdi tüketiciden alınıyor. Ayrıca İstanbullulardan da İstanbul’un kültür başkenti olacağı sebebiyle vergi alınıyor.

Barosso, Fener Patrikhanesi’ne gitti.

Irak’ta toplu mezarlar bulundu.

Ali Babacan, “demokrasinin kalitesinden” bahsetti. Peki Hamas’ın demokrasi kalitesi ölçüldü mü?

Yeni sosyal güvenlik yasasında kadınların emzirme, evlenme, emeklilik haklarında indirimler yapılırken AKP’li kadın milletvekilleri kadın-erkek eşitliği komisyonu kurdu.

Emzirme yardımı neden altı aydan bir aya indirildi? Böylece demokrasinin iş güvenliği ile kalitesinde nasıl bir düşüş oldu. Avrupa ülkelerinde çok yüksek olan bu bütçeler, neden bizde IMF’nin taleplerine uyularak indirildi ve buna “kara delik” teşhisi konuldu.

Ahmet Hakan’ı telefonla tehdit eden Gülen soyadlı avukat “Görürsün o zaman neler patlar” dediği halde, neden Ergenekon kapsamında muameleye tâbi tutulmadı?

Barroso’nun Türk Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada paragraf başlıkları:

“AB buna kayıtsız kalamaz.”

“Normal demokratik ülkelerde böyle uygulama olmaz.”

Barroso bu durumda Avusturya’daki Heider seçimlerini ve İspanya’daki Batasuno Partisi’nin nasıl ortadan kaldırıldığını açıklamalıdır? Heider hükümete girecekken bertaraf edildi.

“Kıbrıs’ta limanlar açılmalı.”

“Askeri değil ekonomik çözüm istiyoruz.”

Bunlar Türk Parlamentosu’nda taraf tutularak söylenecek laflar mıdır?

İktidarda Refah olsa Barroso Meclis’e girebilir ve böyle konuşabilir miydi?

Şimdi herkesin son günlerde sorduğu bir soruyu Barroso’ya yönelteceğim:

Barroso sen kimsin?
Yarına devam edeceğim inşaallah!

 

Afet Ilgaz / Milli Gazete 

 

Published in: on Nisan 13, 2008 at 5:29 pm  Yorum Yapın  

The URI to TrackBack this entry is: https://hayreddin.wordpress.com/2008/04/13/cunku-milli-gorus-gercekten-milli-gorustu/trackback/

RSS feed for comments on this post.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: