Erbakan’a İftiralar Hiç Bitmeyecekmi ve Gerçekler

Ya Belgele! Yada Elindeki Kalemini Kır At

01 2009 Perşembe : 17:23
54. Hükümetin Başbakanı Erbakan ile alakalı Gündemde ki en önemli konu hakkında iddialarda bulunan Bugün Yazarı Nuh GÖNÜLTAŞ..

54. Hükümetin Başbakanı Erbakan ile alakalı Gündemde ki en önemli konu hakkında iddialarda bulunan Bugün Yazarı Nuh GÖNÜLTAŞ Konyada sürdürülen İslaril uçaklarının eğitimi anlaşmasının Erbakan tarafından imzalandığını ileri sürdü. Saadet partisinin ve parti tabanından gelen tepkiler üzerine iddiasını değiştiren Gönültaş 1 gün önce çok bilmişcesine ve kesin bir şekilde erbakanın imzaladığını yazan , bugün ise “Hadi imzalamadı, peki iktidara geldiğinde imzalanmış olanları yırtıp attı mı?” sorusunu yönellti

Erbakanın Avukatı tarafından kesin bir şekilde yalanlanan bu iddia hakkında bizimde sayın Nuh Gönültaşa Bir kaç sorumuz olacak:

Siz Her hangi bir konu hakkında yazmayı düşündüğünüzde o konu ile alakalı gerçek kaynaklardan araştırma yapıyormusunuz mesela bu konunun gerçek kaynağı TBMM tutanaklarıdır ki eğer böyle bir antlaşma yapılmışsa kesinlikler kayıt altındadır.
ama görüyoruz ki siz bu konuda gerçek kaynaklardan araştırma yerine google arama motoruna konu başlığını yazmışsınız çıkan sonuçları işinize geldiği gibi alıp sizin gibi eskiden yazan yazarların yazılarını kaynak gösterimişiniz ki bu yazar olarak size hiç yakışmamış.
Ayrıca sizden bir ricamız olacak Eğer böyle bir antlaşma yapılmışsa bunu bize belgelermisiniz, eğer belgeleyemezseniz ki sanırım öyle olacak o zaman o elinizde ki kalemi kırıp atınız .

Nuh Gönültaşın Yazdığı Yazıya Yapılan Okuyucu Yorumları:

Metehan 2009-01-01 16:21:10
Anlasmayi kimler imzalamis?
Cevabi: http://www.tbmm.gov.tr/tutanak/donem20/yil1/bas/b036m.htm

Erbakani savunacal degilim, ne oncuyum ne de baskaciyim, ama 70 den beri Türkiyeye vizyon sahibi iki lider gelmistir: Özal ve Erbakan…
Ötekiler sadece lav ebeligi yapmislardir ve yapmaktadirlar.

Mete

Ismail 2009-01-01 14:52:46
Nuh Gönültaş-BUGÜN/ 14 Şubat 2008 İsrail ve Yahudiler ezberlerimizi bozmalıyız. Bu ne perhiz bune tursu misali. Bu tarihteki yazinizin gayesi Vahsi saldiriyi yapan yandas israilinize yapilan hakli itirazin yonunu, Yasamini ulkesi icin hizmete adamis insana yoneltmekmi. Gunesin nezaman balcikla sivandigi gorulduku sizde goresiniz. Zulmu kim yaparasa yapsin, o ornekler verdiginiz kitap zalimlarden saymiyormu. Zalimleri kinayacak yerde adres saptirmanizida yadirgamadik!!!

ismail nur 2009-01-01 14:40:42
Yazının sonunda da ((Hadi imzalamadı, peki iktidara geldiğinde imzalanmış olanları yırtıp attı mı? Zor bir soru değil. Ama anlamak istemeyen partizanlar taraftarlar ve sempatizanlar hiç değilse bu sorunun cevabını öğrensinler.)) diye sormuşsun. Cevabı biz biliyoruz. Sen koalisyon hükümetlerinin ortak protokolle kurulduğunu ve herkesin kendi programını uygulayamadığını bilmeyecek kadar cahil misin?
Birde muhterem Erbakan hocanın avukatı tarafından yapılan tekzibe değil de neden senin yazına yapılan yorumlara cevap veriyorsun anlayabilmiş değilim.
Biraz insaf, biraz, izan biraz vicdan. Ömrünü bu ülkeye ve bu insanlara hizmete adamış bir insana yapılan iftiralar, bu insanların yüreğini yaralıyor. Veeee sizden de özür bekliyor bu insanlar.vesselam..

ismail nur 2009-01-01 14:29:19
Sn nuh,
[Siyasi liderler muhalefetteyken söyledikleri çok şeyi iktidara geldiklerinde yapmazlar, Muhalefet şanlıdır, atarlar tutarlar.] diye başlamışsın sözlerine,
Özür dilemen gerekirken devam etmişsin çamur atmaya. tutmasada! Fakat genç olmandan kaynaklanabilir bilmediğin bir şey var. Sen muhterem Erbakan hocayı tanımamışsın daha. Neden mi? eğer hocayı tanısaydın yazına yukarıda alıntı yaptığım satırlarla başlamazdın.
Türk siyasi hayatını takip eden (önyargılı olmayan) tüm gazeteciler bilir ki Erbakan hoca siyasete girdiği 1969 yılından bu güne kadar söyleminden ve eyleminden taviz vermeyen tek siyasi liderdir. Siz kabul etseniz de etmeseniz de bu böyledir.
Yine özür dilemen gerekirken kendi çamurunu büyütmek için başkalarının yazdıklarını delil olarak sunmaya çalışmışsın.( Hadi ben yalancıyım, herkesler de mi yalancı? Diyerek ) Ne zamandır başka gazetecilerin yazdıkları delil olarak tanımlanıyor medyada. Sana iletişim fakültesinde öyle mi öğrettiler gazeteciliği?

AKIN CENGİZ 2009-01-01 13:11:16
Erbakan Hocanın mazlumların yanında olduğunu ve zalimlere karşı olduğunu bizim milletimizin yanlış bilgilendirilenleri hariç bütün mazlumlar bilir.Hocanın açıklamaları dikkatle dinlendiğinde tüm mazlumları kurtaracak projelerinin olduğu görülür.Dünyadaki zulümleri işleyen siyonist ve emperyalist merkezlerin en düşman oldukları isim ERBAKANDIR. Erbakan hiçbir zaman onlarla müttefik olmamıştır.

mustafa derbentli 2009-01-01 12:52:48
ben konyalıyım ve konyada yaşıyorum.yazarın dedikleri doğru.ama erbkan hoca ile alakalı yazdıkları belgeli değil söylemlere dayalı.kaynakları net değil yani.belgesi varsa açıklasın biz de bilelim bir de mümkünse tarafımıza mail ile bildirsin zahmet olmazsa.ama belgesi yoksa onun bunun dediği ile yazı yazacaksa bu işi bıraksın sokak karısı ağzı ile konuşmasın.o şunu dedi bu bunu dedi.BELGE.BELGE.BELGE.hodri meydan.

onur yazar 2009-01-01 12:52:20
– 8 Ağustos 1996: Ha’aretz gazetesi “Türkiye’nin yeni başbakanı İslamcı Erbakan’ın tüm askeri sanayi işbirliği anlaşmalarını belirsiz tarihe kadar dondurduğunu” yazdı. Oysa sayın Gönültaş bugünkü yazınızda da sanki dünkü düzeltmeler ve belgeler sizin için hiçbir anlam ifade etmiyormuş gibi başkalarının yazdıkları yazıları delil göstererek hata ve iftiranızda ısrar ediyor, sonra da bunca ağır itham ve iftiraya rağmen kimin imzalamış olduğu da mühim değil diyerek “aczi” ortaya koyuyorsunuz. Ayrıca bu itham ve iftiranıza özür gerekçe delil olarak da başlaklarının başka zmanlarda yazdıkları ve deiklerini öne sürüyorsunuz. Oysa size laf değil belge sunuluyor tarih ve yer veriliyor isim veriliyor ilk ve resmi bir ağızdan hukukçulardan ve resmi gazeteden. Sizce birileri güneş batıdan doğdu dese bu artık güneşin doğduğu gerçeğini değiştirmiş ve güneş batıdan doğar ifadesini masum ve meşrulaştırmış mı olur? İnsaf ve vicdan lütfen…
Yalan ve iftira bir başkası daha bunu yaptı diye doğru ve iyi bir şey asla olamaz! Ve yine bu sebeple iftiranız da masum sayılıp sürdürülemez!

onur yazar 2009-01-01 12:49:51
Sayın Gönültaş,

Bu hassas ve elim hadiselerin maalesef yaşanıp bizleri derinden yaraladığı bir dönemde, son iki gündür yazdıklarınızla, yani bu denli gerçekten uzak ve vicdan sızlatıcı yazılarla bir kez daha üzüldük. Gerçekten Erbakan’ın kim ve nasıl bir insan olduğu ve Siyonizm hakkındaki fikirleri aşikardır. Sizin niyetinizi ise Allah daha iyi bilir. Halid Meşal’in de Erbakan için söyledikleri ortadadır, tarihi gerçekler ve avukatı marifetiyle yapılan açıklama da. Ama ben asıl şuna dikkat çekmek istiyorum: – 28 Haziran 1996: Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi koalisyonu ile Refah-Yol hükümeti kuruldu, İsrail Cumhurbaşka¬nı Weizmann Erbakan’ın başbakan olması üzerine yaptığı değerlendirmede: “Türkiye’ye daveti kabul etmemin bir sebebi de bu konuları soruşturmak. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i çok iyi tanıyorum ve onun, elindeki bütün gücü kullanarak, böyle bir gelişmeyi önleyeceğine inanıyorum. Ordunun da kenarda bekleyeceğini sanmıyorum. “dedi. – 8 Ağustos 1996: Ha’aretz gazete

Seray Uçar 2009-01-01 11:58:49
Arkadaşlar.
Ahmet Hakan’ı da bu şekilde şöhret ettik. Ne olur daha fazla ciddiye almayın. Bunlar şöhret olmak için böyle asılsız polemikler başlatıyorlar. Saygılar…

Cem Nizam 2009-01-01 11:49:22
Bazıları da Ortadoğu ülkelerinde güya “arabulucu” rolüyle fink atıyor. Sayın Gönültaş;görüyorsunuz ki herşeyi her zaman saklamak kolay olmuyor.

lütfi karabulut 2009-01-01 11:46:24
bu yazınızı size hiç yakıştıramadım..necmettin erbakan’ın size gönderdiği tekzip yazısını da okudum..hala inat etmektesin..iftira çok kötü bir şey..bir müslümana hiç yakışmaz.senin alıntı yaptığın yer ne kadar güvenilir ve acaba sizin için ne düşünüyorlar.hiç düşündünüz mü?sevmeyebilirsin bazı insanları am bu size iftira hakkını vermez ve de saygı duymalısın..kaynagını tam ve doğru bilmeden bir haberi yazma!kul hakkı denen bir şey var bunu bilmelisin!ayrıca size saadetli yıllar dilerim…

MERDİ 2009-01-01 08:52:40
Nuh Bey, başkasının yaptığını başkasına yükleme. ALLAH sorar!

yakup 2009-01-01 02:41:13
el edep onu icinmi hocaya abd ki siyonis dernekler onur ödulleri göderiyorlar yok imzalamadiysa yirtsaymis kira sözlesmesi yirtiyorsun onuda yirtamzsin gunü gelmeyince %50 ile iki donemdir hukümet olanlar kac anlasma yirttilar aceba (cekic gucü kim gonderdi´) el edep el edep

ali veli 2009-01-01 00:01:46
54. Hükümet ve Başbakan Erbakan İsrail ile anlaşma sağlamamış aksine 80 yıl sonra ilk kez 20.02.1997 tarihinde Filistine asker gönderme kararını alarak meclise onaylatmıştır.

Haberalemi
EDEM

matepe 01-01-2009, 20:37:57
Refah-Yol hükümetinin bütün engellemelere, karalamalara ve oynanan
oyunlara rağmen başarılı işler yaparak memlekete hizmet ettiğini gören
dış güçler Kartel Medyasını ustaca kullanarak Erbakan’ı ve Refah
Partisini olmadık şeylerle suçlayarak iftiralar atmışlardır. Erbakan
hiç bir zaman İmam Hatipler arka bahçem demediği halde dediğini iddia
edip halka öyle göstermeyi başarmışlardır. Daha sonra mecliste
“İspatlayamayan şerefsizdir.” polemiği yaşanmış fakat yine de bu
isnatlarını hiç bir zaman ispatlayamamışlar, ama iftiralarına da devam
etmişlerdir.

Diğer bir iftira ise Türkiye-İsrail Anlaşmalarının 54. hükümete
yamanmasıdır. Bu konuda bir kısım İslamcı yazarlar bile zehir kovası
taşıyıcılığı yapmıştır. Mesela bunlardan Selam dergisi yazarı Alptekin
Dursunoğlu Stratejik İttifak “Türkiye-İsrail İlişkilerinin Öyküsü”
adlı kitabının 90. sayfasında şöyle diyor: “Türkiye ile İsrail
arasında 1993’den 1996 Ekim’ine kadar sadece 13 anlaşma imzalanmışken
1996 ile 1997 yılının ilk aylarında 20 anlaşmanın imzalanmış olduğu
düşünüldüğünde Erbakan iktidarına tekabül eden bu dönemin bile ne
kadar verimli geçtiği anlaşılabilir”

Ancak, Dursunoğlu aynı kitabının 429-436. sayfalarında Türkiye-İsrail
ilişkilerinin kronolojik bir listesini çıkarmış, fakat bu süreç içinde
Refah-Yol hükümeti ile İsrail arasında yapılmış bir tek anlaşma
gösterememiştir. Bilakis, 8 Ağustos 1996 tarihli İsrail’de yayınlanan
Ha’aretz gazetesinin “Türkiye’nin yeni başbakanı İslamcı Erbakan’ın
tüm askeri sanayi işbirliği anlaşmalarını belirsiz tarihe kadar
dondurduğunu” yazdığını belirtmiştir.

İşte bu kitabın Demirel, Çiller ve Erbakan’ın başbakanlıkları
dönemlerindeki Türkiye-İsrail İlişkilerinin Kronolojisi; sayfa
431-433:

– “1992: Oslo süreci başladı, Türkiye, Filistin’le eş zamanlı olarak
İsrail’le diplomatik ilişki seviyesini yeniden büyükelçilik düzeyine
yükseltti.
– 13 Ekim 1993: Oslo sürecine konu olan anlaşma 13 Ey¬lül 1993’le
Beyaz Saray’da imzalanıp yürürlüğe girdi. Anlaş¬manın ardından
başlayan “İsrail-Filistin barış süreci” ile birlik¬te Türkiye İsrail
ilişkileri de yeni bir boyut kazandı.
– 21 Nisan 1993: Turgut Özal’ın cenaze töreni için Anka¬ra’ya gelen
İsrail Dışişleri Bakanı Şimon Peres, Çiller Hüküme¬ti ile ikili
diyalog kurdu.
– 14 Kasım 1993: Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin, İsrail’i zi¬yaret eden
ilk Türk Dışişleri Bakanı sıfatıyla Peres’le bir dizi anlaşma
İmzaladı.
– 25 Ocak 1994: İsrail Cumhurbaşkanı Ezer Weizmann, Türkiye’yi ziyaret
eden ilk İsrail Cumhurbaşkanı olarak, su sa¬tın alımı, turizm ve
askeri işbirliği konularında görüşmelerde bulunmak üzere Türkiye’ye
geldi.
– 27 Şubat 1994: İsrail Savunma Bakanlığı Müsteşarı Ivni Nehum,
Ankara’yı ziyaret etti. İsrail’in, F-4 ve F-5 uçaklarının
modernizasyonunu yapmak istediği ve iki ülke arasında aske¬ri
işbirliğinin geliştirileceği açıklandı.
– 31 Mart 1994: Güvenlik/Gizlilik Anlaşması imzalandı.
– 10 Nisan 1994: Ankara’ya gelen Dışişleri Bakanı Şimon Perez,
Türkiye’nin Orta Doğu barış sürecinde daha aktif rol al¬ması
gerektiğini belirtti. Ayrıca AGİT benzeri bir kuruluşun Orta Doğu’da
İşlerlik kazanması için çalışacağını açıkladı.
– 12 Nisan 1994: İsrail Dışişleri Bakanı Şimon Perez Tür¬kiye’ye
geldi.
– 3 Kasım 1994’te Tansu Çiller ve beraberindeki 56 kişi¬lik heyet
İsrail’i ziyaret etti.
– 14 Ağustos 1995: Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait 54 adet F-4
uçağın modernizasyonunun, İsrail’den sağlanacak devlet kredisi ile
İsrail IAI kuruluşuna yaptırılması için Milli Sa¬vunma Bakanlığı ile
İsrail IAI kuruluşu arasında 600 milyon US Dolar baz fiyatla sözleşme
imzalandı.
– 23 Şubat 1996: Askeri Eğitim ve İşbirliği Anlaşması im¬zalandı.
– 11 Mart 1996: Cumhurbaşkanı Demirel İsrail’e gitti.
– 14 Mart 1996: Dışişleri Bakanı Emre Gönensay ve İsrail Dışişleri
Bakanı Ehud Barak tarafından imzalanan ve iki ül¬ke arasındaki
ilişkileri hızlandıracak Serbest ‘Ticaret Alanı An¬laşması, 1 Ocak
2000 tarihine kadar iki ülke arasında gümrüklerin tamamen
sıfırlanmasını öngörüyor. Anlaşma 24 Ma¬yıs 1998 tarihinde ve 23351
sayılı Resmi Gazete’de yayımla¬narak yürürlüğe girdi.
– 16 Nisan 1996: 8 İsrail pilotu, “eğitim uçuşu yapmak üzere” F-16
uçakları ile birlikte Türkiye’ye geldi.
– 28 Haziran 1996: Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi ko¬alisyonu ile
Refah-Yol hükümeti kuruldu, İsrail Cumhurbaşka¬nı Weizmann Erbakan’ın
başbakan olması üzerine yaptığı de¬ğerlendirmede: “Türkiye’ye daveti
kabul etmemin bir sebebi de bu konuları soruşturmak. Cumhurbaşkanı
Süleyman Demi¬rdi çok iyi tanıyorum ve onun, elindeki bütün gücü
kullana¬rak, böyle bir gelişmeyi önleyeceğine inanıyorum. Ordunun da
kenarda bekleyeceğini sanmıyorum. “dedi.
– 13 Haziran 1996: Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Nurettin
Nurkan Weizmann’ın ifadeleriyle ilgili olarak bir açıklama yaptı.
Nurkan bunun, Weizmann’ın şahsi görüşlerini yansıdığını belirterek,
“Şüphesiz Türkiye’nin iç konulan Türkiye’¬nin bileceği bir husustur.
Bunun ötesinde bir yabancı devlet adamının yapmış okluğu açıklama
konusunda herhangi bir yorumda bulunmak istemiyorum “dedi.
– 8 Ağustos 1996: Ha’aretz gazetesi “Türkiye’nin yeni başbakanı
İslamcı Erbakan’ın tüm askeri sanayi işbirliği anlaşmalarını belirsiz
tarihe kadar dondurduğunu” yazdı.
– 27-28 Kasım 1996: İsrail Savunma Bakanlığı Genel Di¬rektörü David
Levy Türkiye’ye geldi. İki ülke arasındaki askeri anlaşmaların devamı
olarak 1997 yılı için bir “eylem planı” kararlaştırıldı.
– 11 Atalık 199ü: İsrail’den gelen bir iş adamı heyeti, Or¬ta Asya
Türk cumhuriyetlerinde ortak iş yapma imkanlarını arıyacaklarını
bildirdi.
– 5 Ocak 1997: Meclis Başkanı Mustafa Kalemli İsrail’e git¬ti.
– 24 Şubat 1997: Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, İsrail’e
gitti. Böylece Türkiye’den İsrail’e ilk defa yük¬sek düzeyli bir
askeri ziyaret gerçekleşmiş oluyordu.
– 28 Şubat 1997: Milli Güvenlik Kurulu aldığı kararlarla meşhur 28
Şubat sürecini başlattı.
– 29 Nisan 1997: Türk Genelkurmayı Milli Askeri Stratejik Konseptinin
(MASK) değiştirildiğini, dış tehdit yerine bölücü¬lük ve irticai
faaliyetler olarak tanımlanan “iç tehdit’in Türki¬ye’nin öncelikli
savunma problemi olduğunu açıkladı.
– 1 Mayıs 1997: Savunma Bakanı Turan Tayan İsrail’e gitti. 6 aylık
aralıklarla yapılan stratejik diyalog forumu süreci başladı.
– 4 Mayıs 1997: Çevik Bir İsrail’e gitti. Stratejik diyalog fo¬rumu
toplantısının ikincisi yapıldı.
– 18 Haziran 1997: Erbakan, Çankaya Köşküne çıkarak Demirel’e İstifa
mektubunu sundu.”

Görüldüğü gibi, herhangi bir kararın alınması söz konusu olmadığı
gibi, Çiller’in başbakanlığı döneminde alınan kararların da
uygulanması durdurulmuştur. Hem de aynı Çille Başbakan yardımcısı
iken. Bunun dışında 28 Şubat süreci içinde İsrail’de gidip gelmeler
olmuş, bir takım toplantılar da yapılmıştır. Ancak gidenler ya
askerlerdi, ya da DYP’li Meclis başkanı ve M. Savunma bakanı idi.
Nitekim bunlarla ilgili kararlar da Mesut Yılmaz hükümeti zamanında
alınmış ve hayata geçirilmiştir.

Yine bizim insanlarımız tarafından bu anlaşmanın 53. hükümet zamanında
hazırlandığı, Erbakan’ın da imzalamak zorunda kaldığı şeklindeki
savunma da eksiktir. Çünkü hazırlık gerçekten 53. hükümet zamanında, 4
HAZİRAN 1996’da hazırlanmıştır. Gizlenen gerçek ise bu anlaşmanın yine
53. hükümet zamanında 16 HAZİRAN 1996’da, yani Erbakan başbakan
olmadan tam 12 gün önce imzalanmıştır. Devlet Planlama Teşkilatının
http://www.dpt.gov.tr/dei/iei/1996.htm adlı internet sitesinden
indirdiğim belgeyi aynen aşağıya kopyalıyorum:

1996 yılında yapılan anlaşmalar.
1996
No Yıl Muhatap Adı
96/8255 1996 İsrail
Konu: İsrail Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında
ticaret,ekonomik, sınai, teknik ve bilimsel işbirliği anlaşmasının
onaylanması hakkında karar.
Ticaret
Tarihi Sayısı 16.06.1996 22668

Aynı internet adresinden 1996 yılında gerçekleştirilmiş bütün Uluslar
arası İkili Anlaşmalar, ayrıca http://www.dpt.gov.tr/dei/iei/1996.htm
adresinden de 1997 yılına ait anlaşmalar görülüp incelenebilir. Ve
kesinlikle şu görülür ki; muhterem Erbakan’ın başbakanlık yaptığı
28,06,1996 – 18,06,1997 tarihleri arasında İsrail’le yapılmış hiçbir
anlaşma yoktur.
Neo-Con’ların ABD’deki en ünlü isimlerinden Daniel Pipes’in “A New
Axis, the National interest” de yazdığı yazıdan ve başka kaynaklardan
toplanan bilgiler ışığında özetleyecek olursak Türkiye-İsrail askeri
işbirliği anlaşmasının kapsamına özetle şunlar girmektedir:

•Türk ve İsrail askeri uçakları, Türk hava sahalarında eğitim
yapabileceklerdir.
•İsrail Türkiye’ye silah satacak ve Türk Fantom savaş jetlerinin
modernizasyonunu yapacaktır.
•İsrail ve Türkiye, ABD deniz kuvvetleriyle birlikte arama ve kurtarma
manevraları yapacaktır.”

Washington Instutine’nin Yahudi uzman danışmanı Alan Makovsky, söz
konusu anlaşma için şu değerlendirmede bulunmuştu:
“Türkiye ile İsrail arasında yakın ilişkilerin kurulması Soğuk Savaş
döneminden sonra Ortadoğu’da yaşanan en önemli stratejik gelişmedir.”

Anlaşma ile ilgili 3 noktanın altını çizelim:
1-Milletvekilleri, Türkiye-İsrail arasında imzalanan ‘Asker Eğitim
İşbirliği Anlaşması’nın tam metnini görmemişlerdir.
2-Anlaşma, ‘Gizli’dir. O kadar gizlidir ki, TBMM Milletvekillerinden
bile gizlenmiştir.
3-Anlaşma, TBMM’de konuşulmamış, onaylanmış ve onaylatılmıştır.

Hem bu gerçekleri daha iyi anlamak, hem de bir karşılaştırma
yapabilmek için, aynı zamanda Türkiye’nin ANASOL-D Hükümeti zamanında
İslam ülkeleri ve İsrail ile ili¬şkilerinin durumuna kısa bir bakış
yaparak fikir edinmek için, Güngör Uras’ın 15.12.1997 tarihli Yeni
Yüzyıl gazetesinde çıkan makalesini okumanın yeterli olacağı
kanaatindeyim:
“Geçen hafta Tahran’da gerçekleşen, ‘8. İslam Zirvesi’ne katılan 55
ülke Türkiye’yi hem dışladı, hem fırçaladı. Cengiz Çandar’1n
anlatımıyla Türkiye, Orta Doğu’da lider ülke koltuğundan kaldırılıp,
İsrail’in takipçisi ülke koltuğuna oturtuldu.
İslam Dünyası, Orta Doğu ülkeleri, Araplar, Türkiye’yi durup du¬rurken
dışlamadı. Türkiye İslam Dünyasının gücendirmeyi göze alarak se¬
çimini, İsrail’den yana yapmakla kalmadı, İsrail ile ilişkileri, İslam
Dünya¬sı’nı tahrik edecek abartıda yürütmeyi marifet bildi.
Tahran’da konferans yapılırken, İsrail Savunma Bakanı Yitzak
Moordehay, Ankara ‘yı ziyaret etti. Cumhurbaşkanı’nın Tahran’dan erken
dönmek zorunda kalmasının ardından, Genelkurmay Başkanlığı bugüne
kadar çok kez ertelenen ve yapılıp yapılmayacağı belli olmayan ortak
as¬keri tatbikatının gününü belirledi. ‘Reliand Mermaid’ ismi verilen,
Türk-İsrail ve ABD ortak askeri tatbikatı, 5 Ocak 1998 tarihinde
başlayacak.
Aynı gün, 22 Aralık’ta Ankara’da İsrail ile Türkiye arasındaki ilişki¬
lerde stratejik boyutun tespiti için görüşmelerin başlayacağı
açıklandı. Görülüyor ki Türkiye, İslam Dünyası’nı karşısına aldığını
bilerek, tercihini yapmış ve İsrail’in kucağına düşmüş bulunuyor.
Bunun ardında üç etken var: (1) Silah kaynaklan kuruyan Türkiye,
İsrail/’in ocağına ve kucağına mecburen düştü. (2) İsrail için
Türkiye’nin hem çok iyi bir silah pazarı ve hem de tek başına kaldığı
Orta Doğu’da çevresindeki çemberden dışarı çıkabileceği tek kapı
olması. (3) İsrail’in menfaatlerini Orta Doğu politikasının temeli
olarak gören ABD’nin Türki¬ye’yi İsrail’in kucağına itmesi. ..
Türkiye yarınını bağlıyor.”

Published in: on Ocak 1, 2009 at 9:56 pm  Yorum Yapın  

The URI to TrackBack this entry is: https://hayreddin.wordpress.com/2009/01/01/erbakana-iftiralar-hic-bitmeyecekmi-ve-gercekler/trackback/

RSS feed for comments on this post.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: