Çocukta Din Duygusu

Çocukta Din Duygusu

Çocuklarımız Mevlâ’dan bizlere emanettir. Onları en güzel şekilde eğitip yetiştirmek, onların bizler üzerindeki hakkıdır. Bu hakkı yerine getirmek, onları Peygamber Efendimizin tavsiyeleri üzere yetiştirmekle mümkündür.

Din duygusu insanın, dolayısıyla insan yavrusu olan çocuğun en temel, en elzem ihtiyacıdır. Çünkü Allah-ü Teâlâ insan fıtratına kendisini araştırıp, yönelme, ibadet etme meyili ihsan etmiştir.
“Yüzünü doğru bir din olan İslam’a, insanların fıtratına uygun olan dine çevir.” (Rum: 30-43) ayeti kerimesi için Elmalı Hamdi Yazır bu anlamda şu yorumu yapmıştır. “İnsan fıtratı: hakkı tanımak ve Yaradan’ından başkasına kul olmamak içindir. O, her ferdin ruhuna bir hak duygusu ve Allah’ı bilme gücü yerleştirmiştir.”
Yani insan fıtraten Allah’ı tanımak, ona teslim olmak ister. Dolayısıyla çocuk inanmaya ve itaat etmeye istîdatlı olarak dünyaya gelir. Üstelik kendisini koruyacak ve yardım edecek sonsuz bir güce şiddetle ihtiyaç duyar. Allah-ü Teâlâ vazgeçilmez bir dayanak ve emniyet kaynağıdır. Aile ve çevresinde bu duygularını doğru olarak geliştirme imkânı bulan çocuk, sağlam bir Îmanla erişkinliğe geçecektir. Çocukta dini gelişim iki dönemde incelenir:
a) ilk çocukluk dönemi (2-6 yaş grubu) Taklit ederek öğrenme:
Bu yaş çocuklarının zihnî yapıları, kendilerine verilen her şeyi kabullenmeye oldukça elverişlidir. Aclûnî “Keşfül Hafa” isimli eserinde: “Bir şeyi küçük yaşta öğrenmek onu taş üzerine nakşetmek gibidir” demiştir. Çocuğun bu dönemde en iyi öğrenme vasıtası taklittir. Çocuk, hayatının ilk bilgilerini anne babasının mimiklerinden oturuşuna kadar, her halini tıpkı bir kamera gibi zihnine kaydedip taklit ederek öğrenir.
b) Son çocukluk dönemi (7-12 yaş grubu)
Asırlar öncesinin eğitimcisi Gazali’nin “7 yaş, çocuğun temyiz (ayırt etme) yaşıdır” görüşünü, bugünün psikologları da aynen kabul etmektedir. 7 yaş dönemi çocuğu, zihni fonksiyonlarının daha bir işlerlik kazanması sebebiyle, mücerret şeylerden müşahhas kavramlara doğru bir geçiş içindedir. İlk çocukluk dönemi başarılı geçen, olumsuzluklarla karşılaşmayan çocukta, 7-10 yaş arasında vicdan denilen üst ben ve ahlaki şuur gelişir. 10 yaş temel gelişiminin en yüksek noktası kabul edilir. Çocuk artık iyiyi kötüyü; haklıyı-haksızı çok net ayırabilecek durumdadır. Ayrıca bu yaş döneminin, özellikle namaz yönünden çok büyük önemi vardır. Çünkü Peygamber Efendimiz Sallahü Aleyhi Vesellem “Çocuklarınız 7 yaşına geldiğinde onlara namaz kılmayı öğretiniz.” (Ebu Davut, Salat:25) buyurmuştur. Tavsiyeler
– 7 yaş dönemi ibadetleri, özellikle de namazı yerleştirme dönemidir. Dolayısıyla çocuğa namazın kılınış şeklini, okunacak sûre ve duâları doğru olarak öğretin. Ancak son çocukluk dönemi de olsa, çocuğun yine çocuk olduğunu hiç unutmayın. Sevgi, saygı, müsamaha ve sabırla yaklaşmak temel prensibimiz olmalı.
– Namazın asla terk edilemeyecek bir vazife olduğunu ilk çocuğunuzdan itibaren canlı örnek olarak gösterin.
– Namazın insanla Rabbisi arasında bir bağ, bir buluşma olduğunu, insana huzur ve sükûnet verdiğini kıssalarla örnekleyerek anlatın.
– Anlamlı olan şeyler daha kolay benimsenir ve öğrenilir. Onun için namazın rükunlarındaki mânevî anlamları izah etmeye çalışın. Mesela: rükû ve secdenin ancak Allah’a boyun eğebileceğimizin ifadesi olduğunu, namazın sonundaki selamla, sağımızdaki ve solumuzdaki melekleri selamladığımızı söyleyin. Dua ve zikirlerin manevi boyutunu izah etmeğe, göstermeye çalışın. Ramazan aylarında değişik camilerde teravih namazlarına götürün. Toplu okunan salâvatların çocuk ruhunu çok okşadığı ve kalıcı izler bıraktığı kesin bir gerçektir. Camilerin derûnî atmosferi çocuklarda güzel duygular uyandırır. Camilerle ilgili tarihi hadiseleri, yapılışlarını anlatın, sık sık cemaatle namaz kılmaya götürün. Beş vakit namazı yerleştirebilmek için önce en kolayından başlayın, sonra birer birer arttırın. Dini gün ve geceleri değerlendirin. Özellikle Cuma ve bayram günleri, kandil geceleri çocuğa dini telkinlerin yapılabileceği en elverişli anlardır. Böyle zamanlarda çocuğa cezbedici, mümkünse dini nitelikli hediyeler verin; günün öneminden dolayı duyulan mânevî hazzı ona göstermeye çalışın. Kur’ân-ı Kerim’i sevdirin. Onun bize Rabbimizden bir hediye, bir mektup olduğunu: okumakla Rabbimizle konuştuğumuzu söyleyin. Allah’ın insanı her an gördüğünü, en küçük iyiliğini de kötülüğünü de melekleri vasıtasıyla kaydettiğini anlatın. Tabiatı gözlemleyerek tefekküre yönlendirin. Bütün güzelliklerde, her bir zerrede Halık’ın izi, mührü olduğunu göstermeye çalışın. Bu dönemde çocuklar tabiatla ilgili çok soru sorarlar. Soru sorma ânı, çocuğun öğrenmeye en hazır olduğu andır. Çocuğun rûhunu Allah’a bağlamak için yegâne duygu sevgidir. İlk çocukluk döneminde olduğu gibi bu dönemde de Allah sevgisini ön planda tutun.
Allah’ın cemâl ve rahmet sıfatlarını anlatmak varken 10-11 yaşına kadar celâl sıfatlarını tanıtmak yanlıştır. İslâm eğitimine ters düşmektedir. Çünkü Allah korkusu çocukta, Allah’a karşı isyan, öfke, kızgınlık gibi duyguların gelişmesine yol açmaktan öte gitmeyecektir. Ayrıca çocuğun ruh sağlığını bozan davranış bozukluğuna itilmesine sebeptir. Çocuğun sorularına dikkat edin; neyi neden sorduğunu bilmeden cevap vermeye kalkmayın. Peygamber Efendimizi sevdirin, hayatını anlatan kitaplar alın; Onun davası uğruna çektiği çileleri, mucizeleri, hicretini, çocuklarla haşır-neşir oluşunu kıssalar halinde anlatın. İslam büyüklerini, Allah dostlarını kıssalarla anlatın. Dini bilgileri verirken yaşını göz önünde bulundurun. Zamansız, çok bilgi yüklemesinden kaçının.
Efendimizin “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.” Hadis-i şerifini kendinize rehber edinin. Yalan konusunda dikkatli olun. Günlük hayata yerleşmiş, farkında olmadan ağızdan çıkıveren küçük yalanların, çocuğa yalancılığı öğrettiğini unutmayın. Hatasını itiraf ettirmek için aşırı baskı yapmayın. Ayrıca mükemmel çocuk kalıbına girmeye zorlamanın da, yer yer çocuğu yalana sevk edebileceğini unutmayın. Yerine getiremeyeceğiniz sözleri vermeyin, vaatlerde bulunmayın. Çocuğunuzun isteklerine hemen anında da cevap vermeyin ki, beklemeyi ve sabrı öğrensin. İnsanları, hatta hayvanları sevmeyi öğretin. Güç durumdakilere, sakata, yaşlıya, yaralıya yardım etmenin üstünlük ve erdemlilik, hatta ibadet olduğunu anlatın. Siz de bu konuda güzel örnekler sergileyin, hatta çocuğunuza hastaya, komşuya yardım konusunda görevler verin. Görgü ve nezâket kurallarını yaşayarak öğretin. Başkaları kaba çirkin davransa da, aynı şekilde muâmelenin onlara yakışmayacağını anlatın.

 

 

Copyright © Arifan Dergisi Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2008-02-28 (357 okuma)

Reklamlar
Published in: on Şubat 12, 2009 at 9:01 pm  Yorum Yapın  

The URI to TrackBack this entry is: https://hayreddin.wordpress.com/2009/02/12/cocukta-din-duygusu/trackback/

RSS feed for comments on this post.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: