İMAN ESASLARI – MAYIS 2008

İMAN ESASLARI – MAYIS 2008

Ehl-i Sünnet Ve’l cemaat mezhebinin mûteber itikat kitaplarından: “Akâid-i Nesefî” aşağıdaki zikredilecek olan şeylerin kişiyi küfre sokacağını açıkça ifade etmiştir.”
1 – “Âyet ve Hadislerin zahîrî manaları değil batınî manaları esastır” derler. Gayeleri zâhirî manaları ve bedenî ibadetleri ortadan kaldırıp, İslâm’ı kökünden yok etmektir. Tasavvuf ehli, Hakka vakıf bir takım kişilerin: “Kur’ân’ın zahirî manasına en küçük bir gölge düşürmeden onlarla sülûk ehli için malûm bir takım ince manaların arasını telif etmek (birleştirmek) mümkündür.” demeleri, kâmil iman ve saf irfanın neticesidir.
2 – Kitap ve Sünnetten kesin nasların delâlet ettiği hükümleri inkâr ile nasları reddetmek küfürdür. Meselâ; cesetlerin haşrı (mahşer günü dirilmesi).
Çünkü bu nasları reddetmek, açıkça Allah ve Resûlü’nü yalanlamaktır. Binaenaleyh bir kimse Hazreti Âişe (Radıyallahu Anha) validemize zina iftirasında bulunursa kâfir olur.
Çünkü Hazreti Âişe (Radıyallahu Anha) validemizin tertemiz olduğu, nas (kesin delil, ayet-i kerime) ile sabittir.
3 – İster büyük olsun, ister küçük olsun, günah oluşu kesin delille sabit olan herhangi bir günahı helâl saymak küfürdür.
4 – Haram oluşu kesin delille sabit olan bir haramı önemsememek küfürdür.
5 – İslâm ile alay etmek küfürdür.
Zira 4. ve 5. maddeler Allah ve Resûlü’nü yalanlama alâmetleridir.
6 – Allâh-ü Teâlâ’dan ümit kesmek küfürdür.
Çünkü Allâh-ü Teâlâ: “Doğrusu Allâh-ü Teâlâ’nın rahmetinden kâfirlerden başkası ümit kesmez” buyurmaktadır. (Yusuf suresi. 87)
7 – Bir kimsenin kesin olarak cennete gireceğine inanması şeklinde Allâh-ü Teâlâ’dan emn (emin olmak) küfürdür. Zira Allâh-ü Teâlâ: “Allâh-ü Teâlâ’nın azabından emin mi oldular? Fakat ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah(-u Teâla)nın mühlet vermesinden emin olamaz” buyurmaktadır. (Araf suresi: 99)
8 – Kâhin’in gaybe dair verdiği haberi tasdik etmek küfürdür.
Nitekim Ebu Hureyre (Radıyallahu Anh) den rivâyet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Bir kimse kâhine veya Araf (Gayb ilmini bildiğini iddia eden bir kimseye, yıldız falına bakan)a gider ve verdiği haberi tasdik ederse, Allah (-u Teâla)’nın Muhammed (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)e indirdiğini inkar etmiş (kâfir olmuş) olur. (Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned No: 9541, 3/419, Tirmizî, Taharet: 102 No: 135 1/242, Hakim, Müstedrek No: 15, 1/50, Beyhakî, Sünen-i Kübra No: 16496, 8/233)
Kâhin: Gelecek zamanda vukû bulacak hâdiseleri haber veren, bir takım sırları bildiğini ve gayb âlemine ait bilgilere vakıf olduğunu iddia eden kişidir.
9 – Hiçbir veli asla bir nebinin derecesine ulaşamaz.
Çünkü nebîler masumdurlar, kötü bir şekilde ölmek korkusundan emindirler. Vahiy almakla ve vahy meleğini görmekle ikram olunmuşlardır.
Velilerin kemâlâtıyla vasıflandıktan sonra şer-i hükümleri tebliğ ve halkı irşâd işiyle vazifelendirilmişlerdir.
“Velinin Nebî’den üstün olduğunu söylemek küfür ve sapıklıktır.”
Evet nebînin hem nübüvvet hem de velâyet rütbeleriyle vasıflandığı ve bu sıfatlarla vasıflanan nebînin veliden daha üstünlüğünün kesin olduğunu kabul ettikten sonra, “nebînin, nebîlik rütbesi mi, yoksa velilik rütbesi mi daha üstündür?” konusunda tereddüt edilebilir.
İmâm-ı Rabbânî (Kuddise Sırruhu) Mektûbatında bu konuya açıklık getirmiş ve şöyle demiştir.
“Bir nebînin nübüvvet (peygamberlik) rütbesi, kıyas kabul etmeyecek şekilde velâyet (velilik) rütbesinden üstündür.”
10 – Aklı başında, bulûğa ermiş olan bir insan, kendisinden emir ve yasakların düşeceği bir mertebeye ulaşamaz. Çünkü insanı mükellef kılma (sorumlu tutma) konusundaki naslar (ayet ve hadisler) umûmîdir. Ayrıca müctehidler, bir mükellefin böyle bir mertebeye ulaşmasının söz konusu olmayacağı husûsunda icma (söz birliği) etmişlerdir.
Bazı ibahiyecilerin benimsedikleri. “Kul Allâh-ü Teâlâ’ya muhabbette son noktaya ulaşır, kalbi saf hale gelir ve münafıklık söz konusu olmaksızın îmânı küfre tercih ederse ondan emir, nehiy (dini sorumluluklar) düşer. Ve “Büyük günah işledi diye Allâh-ü Teâlâ onu cehenneme sokmaz.” şeklindeki fikirler,
Yine diğer bazı ibahiyecilerin benimsedikleri, yukarıda anlatılan mertebeye ulaşan insanlardan namaz oruç ve zekât gibi zahirî ibadetlerin düşeceği ve onun ibadetinin sadece tefekkür (düşünme) olacağı şeklindeki görüşler, küfür ve dalâlet (kâfirlik ve sapıklık) tır.
Bir Müslümanın Ehl-i Sünnet vel-Cemaat Mezhebinden Olabilmesi İçin İnanması Gereken Konular (Hususlar)
Konu 1: İyi ve fâsık her Müslümanın arkasında namaz kılmanın caiz (geçerli) olduğuna inanmak.
Çünkü Ebû Hureyre (Radıyallahu Anh)dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Selem) : “İyi ve kötü herkesin arkasında namaz kılınız” (Beyhakî, Sünen-i Kübra No: 6832 4/29, Darekutnî: 2/57) buyurmuşlardır.
Ayrıca ümmetin âlimleri, tenkit ve inkâr konusu yapmaksızın fâsıkların, hevâ ve bid’at ehlinin arkasında namaz kılmışlardır. (Şerhu’l-Akaid shf: 240)
Hatta İbn-i Ömer ve Enes İbn-i Malik (Radıyallahu Anhüma), zamanlarının en fâsığı olan Haccac-ı Zalim’in ardında namaz kılmışlardır.
Seleften bazı kişilerin fâsık ve bid’atçıların arkasında namaz kılmaktan Müslümanları men etmeleri kerahete hamledilir.
Nitekim Mülteka şerhi “Mecmeu’l Enhur” (Damat) kitabında: “Kölenin, bedevînin, körün, fâsıkın, mübtedi (bid’atçı)nın ve veled-i zinanın imam olması mekruhtur, imam olmaları durumunda namaz caizdir” denilmiştir.
Konu 2: Kıble ehlini, işlediği günahı helâl saymadıkça küfre nispet etmemek.
Kıble Ehli: İnanç esaslarını değişik şekillerde yorumlayan farklı itikâdî mezheplere müntesip olan bütün Müslümanlardır.
Konu 3: İster iyi olsun, ister kötü olsun iman üzere ölen herkesin cenaze namazının kılınacağına inanmak.
Çünkü Vâsile İbn-i Eska’ (Radıyallahu Anh)dan rivayete göre Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) bir hadis-i şeriflerinde: “Her (Müslüman) ölünün üzerine (cenaze) namaz(ını) kılın.” buyurmuştur. (İbn-i Mace, Cenaiz: 31, No: 1525 1/488)
Hadis-i şerifteki ölüden maksat Müslüman ölüsüdür. Buna göre cenaze namazı yalnız ibadet ehli olan kimselere mahsus olmayıp, kıble ehlinden olan her günahkâr müminin de cenaze namazı kılınır.
Konu 4: Kur’an’ın mahlûk (yaratılmış) olmadığına inanmak.
Kur’an-ı kerim son peygamber Hazreti Muhammed (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)e Allâh-ü Teâlâ tarafından Cebrail (Aleyhisselam) aracılığı ile inmiş ve ondan tevatür yoluyla nakledilmiş olan kutsî bir kitaptır.
Kur’an bizzat Allâh-ü Teâlâ’nın kelâmıdır. Bunda melek ve peygamber sadece vasıtadır. Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in Cebrail (Aleyhisselam) vasıtasıyla Allâh-ü Teâlâ’nın vahyini telâkki etmesi iki suretledir:
1- Cebrail (Aleyhisselam) melekiyyetten beşeriyete yükselerek Allâh-ü Teâlâ’nın kelâmı olan Kur’an’ı, Peygamber (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)e talim ederdi.
2- Bazen de Peygamber (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) beşeriyetten melekiyyete yükselerek Allâh-ü Teâlâ’nın vahyine mazhar olur, Elfâz-ı Kur’aniyye’yi (Kur’an’ın lafızlarını) telâkki eder (vasıtasız olarak bizzat Allâh-u Tealâ’dan alır). “Bunun içindir ki Kur’an-ı kerim yalnız manası ile değil, elfâz-ı ile de Peygamber Efendimiz’in kalbine indirilmiştir.”
Kur’an’a Vahy-i Metlûv (Namazda kıraat olarak okunan vahiy) denilmesi de bu sebeptendir. Kur’an-ı Kerim’in dört unsuru vardır:
1 – Lafız olması,
2 – Arapça olması,
3 – Hazreti Muhammed (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)e indirilmiş olması,
4 – Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)den bize kadar tevatür yoluyla nakledilmiş olması.

 

 

Copyright © Arifan Dergisi Tüm hakları saklıdır.

Yayınlanma:: 2008-12-03 (54 okuma)

[ Geri Dön ]

Published in: on Şubat 12, 2009 at 8:40 pm  Yorum Yapın  

The URI to TrackBack this entry is: https://hayreddin.wordpress.com/2009/02/12/iman-esaslari-mayis-2008/trackback/

RSS feed for comments on this post.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: